ÇANAKKALE SAVAŞINI anlatan DİRİLİŞ kitabı ve yazarı TURGUT ÖZAK

25/12/2008 · Kategori: kitap

                                                                  DİRİLİŞ
     60 dakika ölüm,yıkım,kıyım kustular.
Asker korunmak için toprağa girdi, karıştı,toprak oldu sanki.
Bombardıman sona erdi. İngiliz birlikleri batı ve orta kesime, Fransızlar doğu kesime taarruza kalktılar.
Askerler savaşmak için taşın ve toprağın altından,ölüler canlanır, ruhlar ete kemiğe bürünür gibi doğruldular.
Ürpertici bir andı.
___________________________________________________________________

       Bu küçük kuvvet,uzun süngüleriyle İngiliz taburunu karşıladı, kendinden üstün birliği dağıttı,sağ kalanları Sığındere ağzına kadar kovaladı.
        Takımın komutanı teğmen, takımıyla birlikte koşuyor, bir yandan da '' sömürgelerde acı çeken,soyulan,korkudan titreyen,uyanmasına izin verilmeyen, el ayak öpen,uşaklık yapan tüm zavallılar şu tavşan gibi kaçan İngilizler'i görseydiler'' diye düşünüyordu.
         Çanakkale Savaşı, hiçbir devletin, hiçbir ordunun, hiçbir silahın,yurt sevgisinden ve milli onurdan daha güçlü olmadığını, olamayacağını öğretmekteydi. 
          Bu büyük gerçek hergün birkez daha kanıtlanıyordu. Bunu yaşamak herkese yıkılmaz bir özgüven veriyordu. Bundan sonra bir dış kudretten, ancak Çanakkale'yi yaşamayanlar, milli tarihi okuyup kavrayamayanlar ile onursuzlar ve satılıklar korkacaktı.



8 Kasım 2008'de İstanbul Beylikdüzü'nde açılan TÜYAP kitap fuarında Yazar Turgut ÖZAKMAN'ın imza günü vardı. Kendisiyle orada tanıştık. Yukarıda yazdığım yazı DİRİLİŞ kitabının arka kapağında yazılan yazıdır. 
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (8) Yorum yaz!

İŞGAL VE DİRENİŞ (Hulki Cevizoğlu'nun kitabından)

19/9/2008 · Kategori: kitap

   '' İhtiyat  Zabiti  Hattatoğlu  Mustafa  Efendi  anlatıyor:''

'' Hücummm!...'' deyince  sanki  siperler  sarsılıverdi. Hepsi,'' Allah...Allah'' diye  düşmanın içine  bir  hançer  gibi  daldılar. Dövüştük...Dövüştük...Dövüştük... Akşama  doğru  savaş  durdu. Yanıma  birisi  geldi,''Komutanım, Üçpınarlı  Ali  sancağı  vermiyor...'' dedi.Gittim, baktım.O 120 kişiden, o  gün  13  kişi  sağ kalmış. Ali de şehitler  arasında  idi.
     Ama sancağı  öyle  bir  kavramış ki  parmakları  kenetlenmişti.  Çekeyim  dedim  olmadı!..
      Orada , Anafartalar'da üç  top  çam  ağacı  vardır. O gün  şehit  olanları  o  ağaçların  arasına gömdük. Gömülen  şehitlerin  en  üzerine de  Ali'yi  sancağına  sararak  yatırdım... Orada Anafartalar'da çam  ağaçlarının altında nice memleket evladı, bu vatana kurban koç yiğitler yatıyor...

         
            Hulki Cevizoğlu'nun yazdığı  İşgal ve Direniş  (1919 ve Bugün) adlı kitabını okumaya başladım. O kadar güzel anlatmış ki herkese tavsiye ediyorum. Ülkenin dünü ve bugününü çok iyi  açıklamış. Şimdiki durumumuzun da o günlerin başlangıç günlerine benzediğini anlıyorsunuz.  
            
             Her ne kadar kitap okuma özürlü bir toplum olsak ta bazen  okumamızda yarar var diyorum. En azından ben  bu konuda kendimi bu engelin dışında görüyorum.        

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!